Yumurta Bekçisi Masalı – Eğitici Masallar

tarafından
4
Yumurta Bekçisi Masalı – Eğitici Masallar


Bir varmış, bir yokmuş, bir zamanlar denize kıyısı olan çok
güzel bir kasabada küçük bir çocuk yaşarmış. Bu kasabanın sahiline her yıl, yaz
aylarının sonlarına doğru deniz kaplumbağaları gelir, yeni doğacak yavrularının
yumurtalarını sahile bırakırlarmış. Küçük çocuk ise bu deniz kaplumbağalarını
çok sever, onların sahile bıraktığı yumurtaların başına bir iş gelmemesi için
onlara yumurtadan çıktıkları güne kadar göz kulak olurmuş. Anne kaplumbağalar
ise küçük çocuğun bu iyiliğine karşılık ona denizlerin en diplerinde nadir
bulunan, pırıl pırıl inciler getirip hediye ederlermiş.

Bir yaz sonu daha, küçük çocuk sahilde anne deniz kaplumbağalarını
beklemekteymiş. Çok zaman geçmeden kaplumbağalar denizden sahile çıkıp
yumurtalarını bırakmışlar. Dönmeden önce de küçük yumurta bekçisi çocuğa inciler
hediye etmişler. Tam çocukla vedalaşıp denize dönmüşler ki, sahilden bir ses
duyulmuş. “Gaaaak gaaaakkk”…. Bu ses karganın sesiymiş. Anne kaplumbağanın
bıraktığı yumurtaları toplamak için kumsala inmiş. Küçük çocuk koşup onu
kovalamak istemiş ama ne yaptıysa başaramamış. Karganın yanına gidip onu
kovalayasıya kadar karga yumurtaları yanında getirdiği bir bezin içerisinde doldurup
havalanmış.

Küçük yumurta bekçisi çocuk karganın arkasından bakakalmış. Anne
kaplumbağaların yavrularının doğacağı yumurtaları koruyamadığı için çok
üzülmüş. Karganın gittiği yere doğru koşmuş ama karga ondan çok uzaklara gitmiş.
Eve gelip yumurtaları kurtarmak için bir plan yapmış. Eline bir dürbün almış ve
sahil boyunca gezerek çevredeki ağaçları izlemeye başlamış. Yürüdükçe
yürüyormuş ama bir türlü kargayı bulamıyormuş. Hava kararmaya yakın bir saatte
artık eve dönmeliyim diye düşünürken yanında bir anda küçük bir tavşan bitivermiş.
Küçük çocuğun yanında zıp zıp zıplıyor adeta bir yer göstermek istiyormuş.
Çocuk tavşanın kendisine bir şey anlatmak istediğini anlayıp onu takip etmeye
başlamış.

Tavşan önce büyük bir ceviz ağacının altına gitmiş. Yumurta
bekçisi çocuk aşağıdan ağaca dürbünle bakmış ama kargayı görememiş. Tavşanın kendisini
yanlış yere getirdiğini düşünürken, tavşan da bir taraftan yere düşmüş
cevizleri toplayıp çocuğun ayaklarının önünde biriktiriyormuş. Çocuk ne
olduğuna çok anlam verememiş. Belli ki tavşanın bir planı var diye düşünüp
cevizleri cebine doldurmuş.

Tavşan çocuğun cebinin cevizlerle dolduğunu görünce zıplaya
zıplaya başka bir yere doğru gitmeye başlamış. Yumurta bekçisi çocuk tavşanı
takip etmiş. Sonunda büyükçe bir ağacın altına gelince tavşan durmuş. Çocuk tavşanın
getirdiği bu ağaca dürbünüyle bakınca karganın o ağaçta olduğunu görmüş. Kaplumbağaların
yumurtaları da dalda bezin içerisinde duruyormuş. Çocuk çok sevinmiş ama şimdi bir
sorun daha varmış. Çünkü çocuk, karga daldan aşağı inmeden yumurtaları
alamayacağını biliyormuş.

Caretta Caretta Kaplumbağası

Tavşan o sırada zıplayıp çocuğun cebindeki cevizleri
düşürmeye çalışıyormuş. Çocuk tavşanın önce neden ceviz ağacının altına
gittiğini şimdi anlamış. Cevizleri yere atıp karganın cevizi yemek için aşağı
indiğinde dala çıkıp yumurtaları kurtarabileceği aklına gelmiş. Tavşan zekâsı
ile çocuğa ilham vermiş.

Böylece çocuk cebindeki cevizleri yere aralıklarla atıp
kargayı ağaçtan uzaklaştırmayı denemiş. Bir süre sonra karga ağaçtan inerek
cevizleri tek tek yemeye başlamış. Cevizleri yerken de ağaçtan yavaş yavaş
uzaklaşıyormuş. Çocuk karganın ağaçtan uzaklaştığını görünce ağaca çıkıp bütün
yumurtaları almış ve tavşanla birlikte hızla sahile dönmüşler.

Yumurtaları incecik kumların arasına özenle bırakmışlar.
Karga ise ağacın altındaki cevizleri yedikçe iyice şişmanlamış ve bir süre
uçamamış. Tavşanla yumurta bekçisi çocuk yumurtaların doğmalarını beklemiş ve
aradan biraz zaman geçtikten sonra yavru kaplumbağalar yumurtalardan çıkmışlar.

Anne kaplumbağalar sahile yavrularını almaya geldiğinde ise
bekçi çocuğa hediye inciler getirmişler ona teşekkür edip yavrularıyla denizin
derinliklerine yol almışlar.

Yumurta bekçisi çocuk ile tavşan ise artık çok iyi arkadaş
olmuşlar ve bir sonraki yıl gelene kadar kaplumbağaları beklemişler. Aradan bir
yıl geçtikten sonra kurtardıkları yumurtalardan çıkan yavru kaplumbağalar
büyümüş ve doğdukları sahile geri gelmişler.

Bu kez denizden hem çocuk için inciler, hem de tavşan için taze yosunlar getirmişler. Tavşan kendisini unutmadıkları için çok mutlu olmuş. Yosunlar için kaplumbağalara teşekkür etmiş. Onlar da kendilerini karganın elinden kurtardıkları için tavşana ve yumurta bekçisi çocuğa teşekkür edip, bir sonraki yıl görüşmek üzere denizin dalgaları arasına dalıp gitmişler.

egiticimasallar.com‘da Yumurta Bekçisi Masalı’nı okudunuz. Lütfen bizimle görüşlerinizi yorum kısmında paylaşmayı unutmayınız.

DMCA.com Protection Status