background img
Nis 4, 2018
24 Views

Tanrı’nın Tarihi – Karen Armstrong Kitabını İndir

Written by

Tanrı’nın Tarihi – Karen Armstrong Kitabının Açıklaması:

Tanrı’nın Tarihi – Karen Armstrong

Tanrı’nın Tarihi – Karen Armstrong 

Semavi Dinlerin 4000 Yıllık Tarihi   Tek bir Tanrı’nın varlığı inancı –Allah, Tanrı, Yahveh– 4000 yıldır sürüyor. Tanrı’nın tarihsel öyküsü, aynı zamanda insanoğlunun mücadele öyküsüne denk düşüyor. Musevilik, Hristiyanlık ve İslamiyet, Tanrı’nın iyi olduğunu iddia ederken, organize din şiddete ve kökü kazınamaz bir önyargıya sık sık katalizör oluyor.    Bu müthiş, geniş çaplı ve orijinal inanç serüveninde, Karen Armstrong, toplumların tek Tanrı inancına olan mutlak sadakatini ve bunun yarattığı pek çok çelişkili görüşü inceliyor. Karşılaştırmalı, sıra dışı bir ibadet ve savaş öyküsü olan Tanrı’nın Tarihi bizi hayatımızın en temel gerçeğiyle yüzleştiriyor.   Klasik felsefeden Orta Çağ Mistisizmi’ne, Reformasyon’dan Aydınlanma’ya ve modern çağın kuşkuculuğuna, Karen Armstrong’un tek tanrılı dinlerin entelektüel tarihini tek bir ciltte toplamış olması bir mucize gibidir.    “Binlerce meraklı okuru tatmin edip bilgilendirecek müthiş ve takdire şayan bir eser.”  The Washington Post Book World   “Üç büyük dinin karşılaştırmalı tarihini araştırmacı bir şekilde inceleyen bu kitap, dinî düşüncelerin kök saldığı, büyüdüğü ve yeşerdiği sosyopolitik zeminleri korkusuzca aydınlatıyor.” Publishers Weekly   “Nüktedan, bilgilendirici ve düşündürücü: Armstrong karmaşık düşünceleri sadeleştiriyor ama basitleştirmiyor.” New York Times Book Review   “Yalnızca her şeyi bildiğini sananlar Armstrong’un Tanrı arayışından etkilenmeyecektir.”  Economist    “Armstrong, üç büyük dinin değişken Tanrı algısının çok iyi yazılmış bir genel değerlendirmesini sunuyor. Ayrıca epey din tarihi bilgisi de vererek, bu dinlerle ilişkili çeşitli filozoflardan, mutasavvıflardan ve reformculardan bahsediyor.” Library Journal   “Armstrong saygılı bir merak duygusu ve cömert bir ruhla bu eseri kaleme almış. Konu hakkında bilgi sahibi olanların hafızasını tazeliyor ve acemilere yol gösteriyor.”  Daily Telegraph   “Armstrong üç tek tanrılı dini tartışırken, aynı zamanda tasavvufa ve din felsefesine de değiniyor. Okunmaya değer ve provokatif olan bu kitap, dinî araştırmalara büyük bir katkıda bulunmakta.” Booklist   “Armstrong, sıra dışı bir araştırmayla, Museviliğin, Hristiyanlığın ve İslamiyet’in, günümüz anlayışına varana kadar gelişimini inceliyor.” Kirkus Reviews   “Armstrong her bir dinin birbirini nasıl etkilediğini ve her birinin nasıl felsefi, politik ve bilimsel gelişmelerden etkilendiğini anlatıyor. Armstrong’un tutkulu, neredeyse heyecan dolu üslubu, hem konunun önemine değiniyor hem de dengeli ve adil.” AudioFile    “Son derece akıcı bir kitap… Bu soru çok önemli: Tanrı’nın bir geleceği var mı?”  Sunday Times

 

İngiliz bir yazar olan Karen Armstrong Tanrı’nın Tarihi gibi kitapları nedeniyle aynı zamanda dinler tarihçisi olarak da tanınıyor.1944 yılında doğan Karen Armstrong, 1969’da rahibe olarak yedi yıl boyunca kaldığı Katolik kilisesinden ayrılıp Oxford Üniversitesi’nden lisan düzeyinde edebiyat diploması almıştır. Sonrasında Londro Üniversitesi’nde modern edebiyat dersleri vermeye başlamıştır. 1982’de serbest yazarlığa ve görsel yayıncılığa başlayan Armstrong’un Tanrı’nın Tarihinden başka öne çıkan kitapları Tanrı Adına Savaş, Mitlerin Kısa Tarihi gibi kitaplardır. Karen Armstrong, Tanrı Adına Savaş adlı kitabında da üç dinde, Yahudilik, Hristiyanlık ve İslam’da köktendincilik olgusunu açıklamaya çalışmaktadır. Bunu yaparken de modernle eski olanı bir karşılaştırmaya tabi tutmaktadır.

Tanrı’nın Tarihi’nde ise Tanrı ve din kavramlarının 4000 yıl boyunca geçirdiği değişimin öyküsü anlatmaktadır. Paganizm hakim olduğu dönemle başlayan kitap Tanrı kavramının gelişimini, her bir din ve inançta taşıdığı anlamı aktarıyor. Bunu yaparken de kutsal kitaplardaki, mitolojilerdeki, farklı dinlere ait din adamlarının, filozofların, öne çıkan kimselerin yazdıkları eserlerdeki bölümlerden örnekler sunuyor. Böylece din kavramının bugünkü aşmaya nasıl geldiğini örnekler üzerinden somut bir şekilde anlatmış oluyor.

 

Oldukça derin bir bilgi birikimi ve araştırma gerektiren Tanrı’nın Tarihi putperestlikten tek tanrılı dinlere, semavi dinlerden felsefi inançlara kadar pek çok farklı düzlemde tek bir kavramın ortaya çıkışına ve gelişmesine odaklanmaktadır. Armstrong’un Tanrı kavramı özelinde yürüttüğü bu çalışma 4000 yıllık dinler tarihini anlamamız ve kronolojik açıdan takip edebilmemiz için oldukça  faydalı bir çalışma olmuştur. Bu çalışmada ayrıca dinler arası etkileşimleri görmek de mümkündür. Kitapta ayrıca her bir dinin kendi ritüelleri kendi gerçeklik eksenin ve kendi döneminin koşulları çerçevesinde değerlendirilmiştir.

 

Tanrı’nın Tarihi popüler ve güncel araştırma konularına ilgi duyan, tarihi ve felsefi okumalar yapmayı seven okurların okumaktan keyif alçağı bir eserdir. Homosapiens: Hayvanlardan Tanrılar, Homedeus: Yarının Kısa Bir Tarihi, Zamanın Kısa Tarihi gibi kitapları seven okurlar için de Tanrı’nın Tarihi oldukça güzel bir seçim olacaktır.

 

Karen Armstrong’un Tanrı'nın Tarihi adlı kitabının ilk baskısı Eylül 1993’de, Amerika’da, History Of God: The 4000-Year Quest of Judaism, Christianity and Islam adıyla yapılmıştır. Türkiye’de en son Pegasus Yayınları’nca basılan eser, normal kitap boyutlarında, 608 sayfa olarak hazırlanmış, Dinler Tarihi Kitapları kategorisinde satışa sunulmuştur.

Dinler tarihçisi ve yazar Karen Armstrong, Kasım 1944’de, İngiltere'nin Batı Midlands bölgesinde Worcestershire’de dünyaya gelir. Armstrong, Tanrı'nın Tarihi adlı kitabının giriş yazısında kendi inanç serüveninden bahseder. Tüm yaşamı bu serüvenle şekillenecek ve kariyeri bu serüvenin gelişimiyle çeşitli kollara ayrılacaktır. James Joyce’un, Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi isimli kitabında söylediği gibi Armstrong’da yaşamına baktığında, cehennem ateşi ayinlerinden payını aldığını düşünmektedir. Çünkü, cehennemi imgeleminde yaratabilmekte, dolayısıyla cehennem ona Tanrı’dan daha güçlü bir gerçeklik olarak görünmektedir. Ona göre Tanrı, biraz gölgeler arkasında bir kimlik, imgelerden çok entelektüel soyutlamalarla tanımlanan bir kavramdır. Armstrong sekiz yaşına geldiğinde "Tanrı nedir?" sorusuna karşılık gelen kateşizm cevabını ezberlemek zorunda olduğunu hisseder: "Tanrı, Yüce Ruhtur. Kendi başına vardır ve bütün mükemmellik içinde sonsuzdur." Bu cümle, o zamanlar olduğu gibi şimdi de onun için hiçbir anlam taşımamaktadır. Karen Armstrong’a göre bu onun için yalnızca kuru, kibirli ve retorik bir tanım olarak kalmıştır. Ayrıca Tanrı'nın Tarihi adlı kitabını yazdıktan sonra, yanlış olduğuna da inanmaya başlamıştır.

Büyüdükçe, dinde korkudan fazlasının bulunduğunu anlamaya başlayan Karen Armstrong, azizlerin yaşamlarını, metafizik şairleri, T. S. Eliot'u ve mistiklerin daha yalın yazılarını okur ve onlardan etkilenir. Tanrı uzak kalmayı sürdürse de O'na yaklaşmanın olası olduğunu ve gönlünün bütün yaratılmış gerçekliği dönüştüreceğini hissetmeye başlar. 1962-1969 yılları arasındaki yedi yıllık süreçte bir manastıra girip yeni başlayan bir öğrenci ve genç bir rahibe olarak, inanç hakkında çok daha fazla şey öğrenmeye karar verir. Kendini ilahiyat savunmalarına, kutsal yazılara, teoloji ve kilise tarihine ve bu konularla ilgili tartışmalara kaptırır. Sonuçta buralarda da Tanrı’nın kendisini göstermediğini, manastırda tüm dikkatin ikincil ayrıntılara çevrilmiş olduğunu gözlemlemeye başlar. İbadet esnasında kendiyle mücadele eder. Zihnini Tanrı'yla karşılaşmaya zorlar. Azizlerin yaşamlarındaki vecdlerine dair hikâyeler okudukça daha güçlü bir başarısızlık duygusuna kapılır. Hiçbir zaman peygamber ve mistiklerce anlatılan Tanrı'yı fark edemediğini dile getirir. İsa’nın adı Tanrı’dan daha fazla anılmaktadır. Derken kilisenin bazı öğretileri ile ilgili ciddi kuşkular beslemeye başlar. Sonunda, hayal kırıklığı içinde din yaşamını terk eder.

Karen Armstrong, Tanrı'nın Tarihi adlı kitabında, “Allah, Tanrı, Yahveh” olarak anılan Tek bir Tanrı’nın varlığı inancının, 4000 yıldır sürdüğünden bahsetmektedir. Tüm bu zamanlar boyunca, Tanrı’nın tarihsel öyküsü, insanoğlunun mücadele öyküsüyle birlikte yürümektedir. Musevilik, Hristiyanlık ve İslamiyet, Tanrı’nın iyi olduğunu iddia ederken, işlemekte olan organize dinin, sıklıkla şiddete ve önüne geçilemez bir önyargıya katalizör olduğunu gösterir. Karen Armstrong paganlardan başlayarak bugüne getirdiği uzun soluklu ve geniş çaplı araştırmasında, tek Tanrı inancına olan mutlak sadakati ve bunun yarattığı sayısız çelişkili görüşü incelemektedir. Tanrı’nın Tarihi, ibadet ve savaş bağlamında, dinler tarihinin karşılaştırmalı öyküsüdür. Okurları, hayatın en temel gerçeğiyle yüzleşme noktasına getirir. Klasik felsefeden, Orta Çağ’daki mistisizme, 15. ve 16. yüzyıldaki dini reform hareketlerinden aydınlanmaya, oradan modern çağın kuşkuculuğuna kadar, tek tanrılı dinlerin entelektüel tarihi Tanrı’nın Tarihi adı verilen bu tek ciltlik kitabın sayfalarında başarıyla toplanmıştır.

1969'da rahibeliği bırakan Armstrong, Oxford Üniversitesi'ne giderek, edebiyat dalında lisans diploması alır. Ardından Londra Üniversitesi’nde Modern Edebiyat branşında dersler vermeye başlar. 1982 senesinde yazarlığa adım atan Armstrong, büyük dinler ve peygamberler hakkında yazılar yazar. Dinler tarihi alanındaki çalışmaları liste başı olur ve dünyaca bilinir bir isim haline gelir. Ayrıca, eski BM Genel Sekreteri Kofi Annan’ın girişimiyle oluşturulan Medeniyetler İttifakı'nın üyelerinden biridir. Karen Armstrong, Tanrı’nın Tarihi, HZ Muhammed, Mitlerin Kısa Tarihi, İslam, Buda ve Büyük Dönüşüm olmak üzere dini konularda sayısız kitabın yazarıdır.

Article Categories:
Genel

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir