Sultanı Öldürmek – Midi Boy – Ahmet Ümit Kitabını İndir

tarafından
8
Sultanı Öldürmek – Midi Boy – Ahmet Ümit Kitabını İndir

Sultanı Öldürmek – Midi Boy – Ahmet Ümit Kitabının Açıklaması:

Biri, sizi cinayet işlemekle suçladığında deliller bulur, tanıklar gösterir, bunun bir iftira olduğunu kanıtlamaya çalışırsınız, ama sizi itham eden kişi bizzat kendinizseniz, ne yaparsınız?” Ahmet Ümit’in Nisan ayında yayınlanacak romanı Sultanı Öldürmek bu satırlarla başlıyor. Yıllardır aynı kadını bekleyen bir tarihçinin hikâyesi bu. Şahane bir aşk için harcanmış bir ömrün hikâyesi… Serhazinlerin son temsilcisi Müştak Serhazin’in başından geçen dört günlük tuhaf bir serüven. Sapında Fatih Sultan Mehmed’in tuğrası bulunan mektup açacağıyla öldürülmüş bir tarih profesörü… Bir aşk cinayeti mi? Yoksa kökleri “Ulu Hakan”ın şüpheli ölümüne uzanan bir entrika mı? Osmanlı devletinin bir imparatorluğa dönüştüğü o zaferler ve ihanetlerle dolu günlere yapılan sıradışı bir yolculuk. Ve bu heyecan verici yolculuk boyunca kulaklardan eksik olmayan o kadim soru: Tarih, geçmişte yaşananlar mıdır, yoksa tarihçilerin anlattıkları mı? “…Ve Sultan Mehmed Han. Mehmed Han oğlu Murad Han oğlu Fatih Sultan Mehmed Han. İki karanın ve iki denizin hâkimi. Allah’ın yeryüzündeki gölgesi. Kostantiniyye’yi zapt eden padişah. Roma İmparatorluğu’nun doğal varisi, farklı dinlerden, farklı dillerden, farklı ırklardan yepyeni bir millet yaratma aşkıyla yanıp tutuşan kudretli hükümdar. Uçsuz bucaksız ovalarda at koşturan ordular. Kılıç sesleri, savaş naraları, korku çığlıkları. Ardı ardına düşen şehirler, ardı ardına yıkılan devletler, ardı ardına el değiştiren kaleler. Kırk dokuz yaşında dünyaya nam salmış bir hükümdar. Ve değişmez kader. Akşama kavuşan gün. Ecel şerbetini içen insan. Ve Fatih Sultan Mehmed’in şüpheli ölümü. Ve onun iki şehzadesi. İkiye bölünen saray, ikiye bölünen devlet, hiçbir şeyden haberi olmayan bir halk. Ve iki şehzadenin kanlı boğazlaşması sürerken saray odasında unutulan Fatih Sultan Mehmed Han’ın cansız bedeni…”

Gaziantep doğumlu yazar Ahmet Ümit’in Everest Yayınları’ndan çıkan 528 sayfalık Sultanı Öldürmek kitabı okuyucusu ile buluşuyor. 1983 yılında Kamu Yönetimi bölümünden mezun olan yazar, Moskova’da Siyaset Bilimi eğitimini tamamlıyor. Polisiye romanları ile tanınan yazar 1989 yılında Sokağın Zulası adlı şiir kitabı ile beğeni kazanıyor. Bu şiir kitabında zamanın siyasetinden etkilenen yazar o dönemin bunaltılı yaşamlarını şiirlerine yansıtıyor. Çıplak Ayaklıydı Gece adlı ilk hikâye kitabı ile Ferit Oğuz Bayır Düşün ve Sanat Ödülü’ne layık görülen Ahmet Ümit’in Sis ve Gece adlı romanı 2007 yılında Turgut Yasalar tarafından sinemaya uyarlanıyor. Beyoğlu’nun En Güzel Abisi, Patasana, Elveda Güzel Vatanım, Başkomser Nevzat, Şeytan Ayrıntıda Gizlidir, Kavim, İstanbul Hatırası, Aşk Köpekliktir gibi romanların yazarı olan Ahmet Ümit 1990 yılında Yine Hişt kültür sanat dergisini yayınlıyor. Polisiye tadındaki romanlarını sosyolojik ve psikolojik çözümlemelerle süsleyen yazar, kitaplarında Osmanlı İmparatorluğu ile ilgili figürlere yer vermesiyle tanınıyor. Sürükleyici anlatımı ve etkileyici bakış açısıyla okurların gönlünü fetheden Ahmet Ümit, ülkemizde en çok sevilen polisiye yazarların başında geliyor.

Sultanı Öldürmek kitabının kahramanı Müştak Serhaz, yıllarını bir tek kadını düşünerek geçiriyor ve ansızın terk edilmesinin ardından aklında bu kadınla ilgili iyi ve kötü sonlar tasarlıyor. Bir tarih profesörü olan roman kahramanı umutsuz aşkı Nüzhet’i bir zamanlar birlikte yaşadıkları şehirde aramaya gidiyor. Stresle tetiklenen unutma hastalığından mustarip olan Müştak gözünü açtığında Nüzhet’in cesedinin yanı başında kendini buluyor. Bu noktadan sonra Nüzhet’in katilini aramaya başlayan kahramanın yolu yüzyıllar öncesinde yaşayan Fatih Sultan Mehmet’in yaşantısıyla kesişiyor.63 yaşında olan Müştak Serhaz aşırı ilgiden dolayı sıkılan ve baba otoritesi ile sindirilen bir çocukluk yaşıyor. Sürekli bir suçluluk duygusu ile büyüyen Müştak, Nüzhet adındaki tarihçi bir kadınla yaşadığı aşkı takıntı haline getiriyor. Müştak’ın kendine olan bu aşırı ilgisinden korkan Nüzhet Amerika’ya gidiyor ve orada çok ünlü bir Osmanlı tarihi profesörü oluyor. Bir çeşit unutma hastalığı olan ve stres anında nükseden psikojenik füg hastası olan Müştak, 21 yıl sonra İstanbul’a gelen Nüzhet ile buluşmaya gidiyor. Nüzhet ile geçirdiği son saatleri hatırlamayan Müştak onu öldürüp öldürmediğini öğrenmek için araştırmalar yapıyor.

Romandaki diğer ana konu ise Nüzhet’in Fatih Sultan Mehmet hakkında yaptığı tarihsel inceleme ve bu incelemenin Nüzhet’in ölümü ile bağlantısı oluyor. Sultanı Öldürmek kitabı ile okur günümüzde işlenen cinayet ile Fatih döneminde yaşanan olaylar arasında mekik dokuyor. Bir yandan Müştak’ın takıntılı dünyasında yolculuk yapan okuyucu diğer yandan Fatih Sultan Mehmet’in doğumundan ölümüne kadar yaşadığı önemli anlara ait bilgilere ulaşıyor. Fatih’in çocuklarıyla, vezirleriyle, babasıyla ve tahta iki kez geçiş sürecinde yaşanılanlar tarihi belgeleri ile gözler önüne seriliyor.

Kitapta takıntılı bir aşk hikayesinin yanı sıra öldürülen Osmanlı tarihi profesörü Nüzhet’in katili ve Fatih Sultan Mehmet ve II. Murat’ın ölümleri de irdeleniyor. Tarihi bir aşk romanını polisiye ile harmanlayan yazar akıcı anlatımı ve kahramanlar dışında olayları vurgulaması ile dikkat çekiyor. Kariyeri için 550 sene önceki olayları araştıran Nüzhet’in ölümünün belki de fanatik bir grubun işi olabileceğinin işaretlerini veren yazar, okuyucuların elinden bırakamayacakları bir polisiye roman sunuyor.

Geniş bir okuyucu kitlesine sahip olan Ahmet Ümit, kusursuz bir kurgu eseri olan aşk, tarih ve cinayet unsurlarını tek bir romanda topluyor ve ayrıcalıklı olan yerini sağlamlaştırıyor. Masumiyet, aşk, zalimlik, şüphe, tarih ve serüven kokan Sultanı Öldürmek kitabı okuyucuların Fatih Sultan Mehmet’e farklı bir bakış açısıyla bakmalarının yolunu açarak tarihe keyifli bir yolculuk yapmalarını sağlıyor.