background img
Mar 18, 2018
38 Views

Otomatik Portakal – Anthony Burgess Kitabını İndir

Written by

Otomatik Portakal – Anthony Burgess Kitabının Açıklaması:

Otomatik Portakal – Anthony Burgess

Otomatik Portakal – Antony Burgess Tüm hayvanların en zekisi, iyiliğin ne demek olduğunu bilen insanoğluna sistematik bir baskı uygulayarak onu otomatik işleyen bir makine haline getirenlere kılıç kadar keskin olan kalemimle saldırmaktan başka hiçbir şey yapamıyorum… … Cockney dilinde (İngiliz argosu) bir deyiş vardır. “Uqueer as as clockwork orange”. Bu deyiş, olabilecek en yüksek derecede gariplikleri barındıran kişi anlamına gelir. Bu çok sevdiğim lafı, yıllarca bir kitap başlığında kullanmayı düşünmüşümdür. Bir de tabii Malezya’da “canlı” anlamına gelen “orang” sözcüğü var. Kitabı yazmaya başladığımda, rengi ve hoş bir kokusu olan bir meyvenin kullanıldığı bu deyişin, tam da benim anlatmak istediğim duruma, Pavlov kanunlarının uygulanmasına dayalı bir hikâyeye çok iyi oturduğunu düşündüm………. Anthony Burgess Karabasan gibi bir gelecek atmosferi… Geceleyin sokaklara dehşet saçan, yaşamları şiddet üzerine kurulu gençler… Sosyal kehanet? Kara mizah? Özgür iradenin irdelenişi?.. Otomatik Portakal bunların hepsidir. … ve Stanley Kubrick”in muhteşem film uyarlaması, yirminci yüzyılın kült eserlerinden biri olan bu romanın şöhretini pekiştirmiştir……….

1962 yılında yayınlanan Otomatik Portakal – Anthony Burgess, distopik bir roman olma özelliği taşıyor. İngiliz klasikleri arasına giren eser, Time dergisi 2005 yılı 1923’ten Bugüne Dek Yazılan En İyi 100 İngilizce Roman listesinde yer alıyor. 20. yüzyılın en iyi romanları arasında kabul edilen kitap, 2008 yılında  Prometheus Ödülü’nü aldı. 1971 yılında Stanley Kubrick yönetmenliğinde aynı isimle sinemaya uyarlanan eser, birçok filme ilham oldu, defalarca kere uyarlandı ve tiyatro sahnelerine taşındı.

İngiliz Edebiyatı ve Ses Bilimi eğitimi alan Anthony Burgess, müzisyen yazarlar arasında yer alıyor. 41 yaşında beyninde bulunan tümör sebebiyle öleceğini öğrenen yazar, vefat ettikten sonra eşine gelir bırakabilmek amacıyla yazmaya başladı. Bir yıl sonra doktorların yanlış teşhis koyduğunu öğrendi. Öleceğini düşündüğü bir yıl içinde yazdığı kitaplar arasında yer alan Otomatik Portakal, kült eserler içine girecek kadar başarılı oldu. Yazarın sadece 3 hafta içinde kaleme aldığı eser, bireye ve toplumsal yapıya yönelttiği ağır eleştiriler nedeniyle epey seviliyor.

Dilbilimci olan Anthony Burgess, Otomatik Portakal’ı İngilizcenin yanı sıra Nadsat olarak adlandırdığı kurgu bir dille kaleme aldı. Gençlerin kullandığı argo bir dil olan Nadsat, Rusçanın etkisinde kalan bozulmuş bir İngilizce olarak adlandırılabiliyor. Malayca, Almanca ve benzeri dillerden pek çok kelime barındırıyor. Kitapta sokak dili ve argo yoğun bir şekilde kullanılıyor.

Kitap baskıcı bir yönetim, yönetime kafa tutan suç makinesi bir sokak çetesi ve çetenin lideri 15 yaşındaki Alex’i konu ediniyor. Yazar, kitabın pek çok yerinde sembol ve simgeleri kullanıyor. Romanın baş karakteri Alex’in ismi, olumsuzluk eki A ve kanun manasına gelen lex kelimelerinin birleşiminden oluşuyor. İkinci Dünya Savaşı sırasında, eşi ve kendinin bir çetenin saldırısına uğramasından esinlenerek romanı kurguladığını söyleyen Anthony Burgess, savaştan sonra gençlerin kapılıp gittiği pop ve şiddet kültürüne de ağır eleştiriler getiriyor.

Başı kanunlarla belada olan Alex’in, işlediği suçları çarpıcı bir şekilde aktaran kitap, çetesi ile beraber girdiği bir evde cinayet işlemesi sonucunda yakayı ele vermesiyle hareketleniyor. 16 yıl hapis cezasına çarptırılan kahramanın, cezasının birinci yılını doldurduktan sonra iktidarda bulunan siyasi partinin seçimleri tekrar kazanmak adına hazırladığı Suçluları Yeniden Kazandırma programına dahil olmasıyla devam ediyor. Ludavico adlı bir teknik kullanılan program, kobay olarak kullanılan suçluları toplumun kabullendiği davranış biçiminin dışına çıkamayacak bir hale getiriyor.

Suçluların suç işleme psikolojilerini ustaca kaleme alan yazar, toplumu ve toplumsal değerleri de eleştirmeyi ihmal etmiyor. İktidarın, tümüyle toplum normlarına uyan bireyler yaratmak için her yolu denediğini savunuyor ve farklı olan bireylerin bir şekilde törpülendiğinin altını çiziyor. Suçluları tekrardan topluma kazandırmak amaçlı yürütülen acımasız program üstünden suç ve ceza kavramlarını irdeliyor, bireylerin kendi iradeleri ile hayatlarını biçimlendirebilmelerinin önemini vurguluyor. Burgess, program sonucunda otomatik işleyen bir makineye çevrilen Alex’in bir kurbana dönüşmesini usta bir şekilde anlatıyor, şiddetin geldiği kaynak doğrultusunda etik ya da etik dışı olarak nitelendirildiğini gözler önüne seriyor.

Distopya okumayı sevenler için benzersiz bir eser olan bu kitap, bireyin üstünden toplumu, toplumsal yapıyı ve gücü elinde bulunduranları eleştiren ender romanlar arasında yer alıyor. Kara mizah unsurları da barındıran kitap, anti kahramanın başına gelenleri sürükleyici ve içine çeken bir kurguyla aktarıyor. Dost Körpe’nin çevirisiyle İş Bankası Yayınları’ndan ilk olarak 2009 yılında basılan kitap, popülerliğini korumaya devam ediyor. Suçu, suçluyu, kurbanı, toplumu ve hayatı farklı pencereden görebileceğiniz bir eser arıyorsanız, siz de Otomatik Portakal’a bir şans vermelisiniz.

Article Categories:
Genel

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir