background img
Şub 13, 2018
32 Views

Kostebek Necip Hablemitoglu Kitabını İndir

Written by

Kostebek  Necip Hablemitoglu Sene  1925. Büyük Atatürk, genç Cumhuriyetin yurttaşlarına ve dış ülkelere şu tarihi iletisi veriyordu: “Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler ve meczuplar memleketi olamaz”…Sene 2002. Türkiye Cumhuriyeti, şeyhler, dervişler, müritler ve meczuplar memleketi olma yolunda, devrimlerden dönüş sürecinin sancılarını  yaşıyor…  Geçtiğimiz asrın başında, İngiliz işbirlikçisi Derviş Vahdeti, Sait Molla, Dürrizade Abdullah, İskilipli Atıf gibi gericilerin tasfiyesi üzerine Cumhuriyet heyetmişti. Bugün, globalleştiği iddia olunan dünyada, gerçek manada globalleşen Türkiye yurttaşı gericiler, İngiltere’nin yanısıra, A.B.D., Almanya, Libya, Suudi Arabistan gibi ülkelerden yönetilmeye, yönlendirilmeye devam ediyorlar. Yalnız bir farkla ki, A.B.D.’den gelen bir takım müritler, Türkiye’de milletvekili seçilip “türban krizi” yarattıktan sonra tekrar anavatanlarına geri dönerken, bir takım dervişler de, milletvekili olmadıkları halde, Türk Hükûmeti’ne dışarıdan bakan olarak girebiliyor, yabancı taleplerinin takipçiliğini yapabiliyor. Ve bu araştırma konusu olan, illegal hocaefendi sanını (!) kullanmayı tercih eden bir takım şeyhler de, sanki saklı bir mübadele protokolü varmış gibi, kendi ülkesinden yeni vatan A.B.D.’ne kolayca  hicret edebiliyor…Yeni binyılın şeyhlerinin, dervişlerinin, müritlerinin ve de meczuplarının emellerinin da değiştiği gözlemleniyor.  Artık emel, bir şeriat devleti kurmak değil. Şeriat, iktidarı, parayı, her türlü gücü ele geçirmenin yalnızca simgesel, klişeleşmiş isimi.  Gericilik başka bir deyişle gericilik de artık mutlak dinsel manada kullanılmıyor. Tam bağımsız bir devleti ve kazanımlarını ortadan kaldırarak, düyunu umumiye döneminde olduğu gibi, ülkeyi  beynelmilel finans merkezlerinin denetimine sokmak da, geriye gitmek mananında gericilik olarak değerlendiriliyor.  Aynı şekilde, şartsız AB teslimiyetçiliğini müdafaa ederek, devlet egemenliğini kayıtsız koşulsuz ulusa değil, Brüksel’e bağlamaya çalışanlar da, Hürriyet ve İtilaf Fırkası’nın uzantıları olarak bu manada gericiliği temsil ediyor.  Anavatan kavramını Türkiye hudutlarından çıkarıp, AB hudutlarına mal edenlerin milliyetçi-muhafazakârlığı ile,  IMF, Dünya Bankası ve  AB çıkarlarının sözcülüğünü, müdafaa ediciliğini ve de tetikçiliğini yapanların  yeni solculuğu, tıpkı Fethullah Gülen’in ve müritlerinin din ve vatan anlayışı ile birebir örtüşüyor…

Kostebek Necip Hablemitoglu Kitabını İndir

Article Categories:
Genel

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir